Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik



Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultay'ına Doğru Forum
BASIN AÇIKLAMALARI

AYIN ETKİNLİKLERİ
24 Ekim 1975: İzlandalı Kadınlar Bir Günlük Eylemde*

Suzan Bayhan, Bilgisayar Mühendisi 
Ekim 2008
suzan.bayhan@gmail.com

Birleşmiş Milletler 1975 yılını "Kadınların Yılı" olarak seçtiğinde İzlanda'daki beş büyük kadın organizasyonu birtakım etkinlikler düzenlemek isterler. "Kırmızı Çoraplar" adıyla anılan "radikal" bir kadın hareketi "Neden grev yapmıyoruz" derler. Bu kuşkusuz ki toplumda, kadınların ev içi ve dışında emeklerine karşılık aldıkları düşük ücretlere, emeklerinin küçümsenmesine dikkati çekmek için etkili olacak bir eylem olacaktır. Komite, eylem nedeni ile kadınların işverenleri tarafından işten atılmalarını engelemek için, eyleme "grev" demek yerine "bir günlük çalışmama" ( a day off) demeyi daha uygun bulur. Bugün yemek yapılmaz, çocuk bakımı ve diğer işler bırakılır. Bu hareket, bir çırpıda kadınların sorunlarının çözülmesini sağlamaz ancak o günden itibaren kadınların daha bilinçli bir şekilde mücadele etmesini ve kadın dayanışmasının güçlenmesini sağlar.



21 yaşında eyleme tanıklık etmiş bir kadın olan Gudrun Jonsdottir, o gün yemek pişirmeyecek, temizlik yapmayacak, ve kesinlikle çalışmayacaktır tıpkı annesi, arkadaşlarının anneleri, süpermarkette çalışan kadınlar, öğretmenler- kısaca İzlandalı kadınların %90'ı gibi. Gudrun'in bir komşusu - üç oğlu olan bir kadın - sabah 8'de evden çıkar ve akşam geç saatlere kadar dönmez. O gün İzlanda neredeyse paydos etmiş bir haldedir, ancak İzlandalı kadınlar oldukça neşeli, canlı ve kararlıdırlar.

İzlandalı Annadis Rudolfsdottir o günleri şöyle anlatıyor:

"24 Ekim öncesindeki günlerde, etrafta grup halinde oturan, kahve ve sürekli sigara içen ve telaşlı konuşmalar yapan kadınlar vardı. Bir balık fabrikasında oldukça yoğun çalışan büyükannem, bu eyleme katılmayacaktı. Ama etrafındaki kadınların böyle birşey yapıyor olmaları onun da kafasında birtakım soruları doğurdu. Neden onun işi en az diğerleri kadar yorucu iken, genç erkekler ondan daha fazla maaş alıyorlardı? Bir mandırada çalışan annem (o zamanlar 28 yaşındayken) 50lerinde ve oldukça çalışkan bir kadın olan patronunu işi bırakma konusunda ikna etmek için tüm ikna yeteneklerini kullanmış."

Yaklaşık 25.000 kadın (İzlanda'nın o zamanki nüfusu 220.000'in altındayken bu inanılmaz bir rakamdır), konuşmaları dinlemek, olayları tartışmak ve imza vermek için Reykjavik'te toplanırlar. Her yaştan her kesimden kadın vardır o alanda: genç ve yaşlı kadınlar, genç öğrenci kızlar ve büyükanneler, bir kısmı hala üniformalı, bir kısmı üniformasız kadınlar.


21 yaşındaki Gudrun, kalabalığın içindedir, ve eski bir aile dostunun (Adalheidur Bjarnfredsdottir) konuşmacılardan biri olduğunu görür. Adalheidur Bjarnfredsdottir, İzlanda'da en düşük ücretleri alan kadınları temsilen oradadır ve konuşmasına başlar: "Ezelden beri Dünya'yı erkekler yönetiyor ve bakın Dünya ne halde?". Ve devam eder; "Dünya, kan içinde, kirli bir dünya..."

Bu esnada İzlandalı erkekler durumu idare etmeye çalışmaktadırlar. Kimi, çocukları oyalamak için şeker, çikolata almaya çıkmıştır, kimi kalem ve kağıt aramakla meşguldür. Çocukların en sevdiği pratik bir yemek olan sosisler, küçük kardeşlerine bakmaya büyük kardeşleri ikna için kullanılır. Okullar, marketler, balık fabrikaları ve diğer kurumlar ya eksik kapasitede çalışmaktadır ya da tamamen kapanmıştır.

İzlanda'nın ana gazetelerinden birini çıkarmakla sorumlu kadınlar, Sindrella gibi vakit geceyarısını gösterdiğinde ofise çalışmak için dönerler. Ertesi gün gazete eskisinin yarısı boyutlarındadır ve sadece eylemle ilgili haberler içerir. O gün sonunda babalar oldukça yorgundur, ve bu nedenledir ki o gün uzun süre İzlandalı erkeklerce "Uzun Cuma" olarak anılır.

Tüm bunların İzlanda'ya kazandırdığı en önemli şey pek çok kadının uyanışıdır. Annadis Rudolfsdottir, 24 Ekim 1975'in kendi ve kuşağındaki diğer kadınların feminist olmasında önemli bir yeri olduğunu belirtiyor:

"11 yaşındaydım, eyleme katılmamın yasaklanmasıyla kızgındım ve evde 9 yaşındaki kardeşimle bırakılmıştım. Benim neslimdeki pekçok kadın gibi benim de feminist olmamda çok önemli bir yerdedir 24 Ekim. O gün kadın dayanışmasınının tetiklenmesi ile başlayan hareket beş yıl sonra Dünya'nın seçimle iş başına gelen ilk kadın başkanının seçilmesini de sağlamıştır. Çünkü o günden sonra kadınlar artık bir kadının başkan olma zamanı geldi diye düşünmüştür.**"

Belki de Türkiye'de de tam da DESA'da Emine Aslan işten çıkarılmışken, Novamedli kadınlar uzun bir mücadele ile ancak işlerine dönmüşken, küçük kızlar tecavüzcüleri ile evlendirilirken, Adalet Bakanlığı "vatandaş mağdur olmasın" diye tecavüzcüye ceza indirimini önerirken, ve kadınlar mecliste neredeyse yokken böyle "bir günlük çalışmama" vaktidir...


* Bu yazı Annadis Rudolfsdottir yazısı [2] Türkçeleştirilerek ve metindeki bilgiler temel alınarak hazırlanmıştır.

** İzlanda'da 1960'da kadınların işgücüne katılımı %34 iken 1972'de %51 ve 1981'de %65, günümüzde %80'nin üzerindedir. Bugün İzlanda'da parlementodaki kadın temsiliyeti %33 civarındadır [1].


KAYNAKLAR

1- Kristin Astgeirsdottir, "Sorumlulukları Paylaşmak, Babaları Dahil Etmek: İzlanda Tecrübesi", Kadının Statüsü Komisyonu, 52. Oturum, Mart 2008.

2- Annadis Rudolfsdottir, Kadınların Greve Gittiği Gün, The Guardian, 2005.

2- 24 Ekim 2005, http://www.feministinn.is/anno2005/kvennafri/womensdayoff.htm  
 

Bültendeki diğer yazılar

Kadınların Gündemi (Ekim 2008)
24 Ekim 1975: İzlandalı Kadınlar Bir Günlük Eylemde, Suzan Bayhan
Yoksulluk, İnsan Onuru ve İnsan Hakları, Ayşen Hadimioğlu
Bedeninizi Sevin! Günü, Özdeş Bodur
Sevgili Arkadaşım Vildan, Gülru Yıldız
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Tue, 28 Oct 2008 19:41:23 GMT
Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim & Üyelik | Bağlantılar