|
|
| |
|
Petrol-İş Sendikası Tüzüğünde Kadınlar
Lehine Düzenlemeler: Necla Akgökçe ile Söyleşi
Beyhan Tayat Orman, Endüstri Mühendisi
Kasım 2011
Beyhan: Öncelikle bize biraz kendinizi anlatabilir misiniz?
Necla Akgökçe: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuyum... İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezinde, kadın iktisat tarihi alanında yüksek lisans yaptım. Feministim, pek çok gazete ve dergide çalıştım. Yani yaşamımı gazetecilik yaparak kazanıyorum. 2003 Ocak ayından itibaren de Petrol-İş Sendikası Kadın Dergisinin Yayın Yönetmenliğini yürütüyorum. Petrol-İş Kadın Dergisinde iki kadın çalışıyor. Ben genellikle yazı işleriyle ilgileniyorum, derginin tasarım ve uygulamasını Selgin Zırhlı Kaplan yapıyor.
Bize Petrol-iş Sendikası'ndan ve sendikadakı kadınların durumundan ve tabii ki sendikanın kadın politikasından bahsedebilir misiniz? Sendikada kadın politikasını üreten/yaygınlaştıran/uygulayan hangi yapılar var?
Petrol-iş Sendikası erkek ağırlıklı sektörlerde örgütlü bir sendika. Ama kimya sektörünün alt sektörü olan ilaç fabrikalarında 1960'lı yılların ikinci yarısından itibaren kadınların çalıştığını görüyoruz. Dolayısıyla sendikanın tarihinde kadın üye hep olmuş... Hatta üye olmakla kalmayıp, kadınlar temsilcilik yapmışlar, 1970'li yıllarla 1980 darbesi arasındaki dönemde şube yöneticisi bile olabilmişler.
Son dönemlerde Petrol-İş'te özelleştirmelere ve ilaç sektöründe çokuluslu ilaç tekellerinin evliliklerine bağlı olarak önemli sayıda kadın üye kaybı yaşandığını söylemek mümkün görünüyor. Şu anda Petrol-İş'in toplam üye sayısı 22 bini geçiyor ve üyelerin ancak 1457'si kadın. Kadınlar genel olarak, ilaç ve sağlık ürünleri fabrikalarında, eski kamu işletmelerinde (Petkim, Tüpraş vs) yoğunlaşıyor. Son dönemlerde otomobil endüstrisinin plastik parça üreten yan sanayiilerinde de kadınları görüyoruz. Petrol-iş Sendikasında kadın politikası kadın dergisi tarafından oluşturuluyor. MYK yaptığımız her çalışmayı destekliyor ama. Sendikanın kadın politikasının yaygınlaştırılmasında derginin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Yapılara gelince... Geçtiğimiz Eylül ayı içinde yapılan 26. Genel Kurul'da sendikanın ana metinlerini tüzüğünü ve programını toplumsal cinsiyet bakış açısıyla gözden geçirildi ve genel kurulda kadınlar lehine tüzük değişliklerine gidildi ve önemli kararlar alındı. Tüzüğe kadın erkek eşitliğini tesis etmek amacıyla sendika içinde kadın komisyonları kurulmasına dair bir madde eklendi. Bundan sonra kadın politikası komisyonlar aracılığıyla daha sağlam bir biçimde yaygınlaştırılacak.
İki ayda bir düzenli çıkan Petrol-iş kadın derginiz var. Ayrı bir kadın dergisi çıkarmak sizce gerçekten gerekli mi?
Var olan yayınlarda bir-iki sayfalık bir bölüm yetmez miydi? Sonuçta bu bir kaynak meselesi. Petrol-iş kadınlar için bu kaynağı ayırmaya nasıl karar verdi?
Bence ayrı bir kadın dergisi gerekli hatta zorunlu. Çünkü sendika ve meslek örgütlerinde kadın çalışanların farklı sorunları var buna bağlı olarak örgütlerden beklentileri de farklı. Sendikalar kadınları aktif mücadele içine katmak için onların sorunlarını çözmek onların beklentilerine hitap eden politikalar geliştirmek zorundalar. Gittikçe esnekleşen üretim koşullarında giderek daha fazla sayıda kadın iş piyasalarına giriyor, sendikalar sanayinin motor sektörlerindeki tabanlarını giderek kaybediyorlar, yeni işçi profiline uygun farklı örgütlenme biçimleri ve politikaları gündeme getirmek zorundalar ayakta kalmak ve işçi sınıfının örgütlü gücü olmak için. Sendikaların kaynaklarını kime harcayacakları elbette politik bir karar. Solcuyuz, devrimciyiz, eşitlikten ve adaletten yanayız demekle elbette kadın politikası olmaz. Gerçekten kadınların uğradığı ayrımcılıkları görüyor ve kadın erkek eşitliğine inanıyorsanız, kadın dostuysanız, o doğrultuda tutum alırsınız. Petrol-İş Merkez Yönetim kurulun kararı da buna örnek teşkil ediyor. Onlar kadın çalışmaları için bütçe ayırıyorlar, kadın erkek eşittir nutukları atacaklarına bence bu önemli bir şey.
Bir süredir toplumsal cinsiyet eğitimi veriyorsunuz. Eğitimlerden bahsedebilir misiniz?
Kimlere hangi aralıklarla veriliyor, içeriği ne oluyor? Sizce bu eğitimler sendikada bir dönüşüm yarattı mı? Somut sonuçlarını gözleyebildiniz mi?
Bu Türkiye sendikal hareketi tarihinde bir ilk. Çünkü çeşitli sendikalarda kadın ve toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmiş şimdiye kadar verilmeye de devam edilecek. Petrol-İş'i öncü yapan bu eğitimin, genel eğitim programı içinde yer almasıdır, eğitimlerin olağan akışı içinde yer alıyor bu eğitim. 2009 baharında başlayan toplumsal cinsiyet eğitimleri 2011 bahar dönemi eğitimlerinin bitmesiyle 3. yılını doldurdu. Derslere üç yıl içinde toplam 335 aktif üyemiz(kadın-erkek) katıldı.Derslerin başladığı ilk yıl, kadın üyeler için gerçekleştirilen gizli kota hedefine ulaştı. 2009 yılında üç grup içinde toplam 13 kadın üye vardı. 2010 ve 2011 yıllarında toplam 206 aktif üyeye toplumsal cinsiyet eğitimi verildi, aralarında kadın üye yoktu...
Üç yıl değişimi görmek için kısa bir süre. Ama kadın-erkek eşitsizliğini ve cinsiyetçi rol dağılımını gören ve erkek olarak bir şeyler yapmak isteyen, bazı erkek üyelerimizin değişimine ve dönüşümü üzerinde bir nebze de olsa katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum. Yeteri kadar kadın arkadaşımızı bu eğitimlere katıp, onların güçlendirilmesine katkıda bulunduğumuzda sanıyorum asıl dönüşüm yaşanacak.
Son Genel kurulda tüzük çalışmalarında kadınlar lehine önemli değişiklikler yaşandı. Sizi, sendikalı kadınları ve süreçte emeği olanları kutluyoruz. Tüzükte neler değişti ve bunların anlamı nedir?
Öncelikle cinsel taciz, mobbing ve kadına yönelik şiddet disiplin suçları arasına alındı. Ama bu konudaki asıl önemli olan "Kadına yönelik suçlarda kadının beyanının esas alınması" maddesiydi. Bu kararın erkeklerin yoğun olduğu bir işçi sendikasında alınması özellikle altının çizilmesi gereken bir durum. Üyelerinin yarısından fazlası kadın olan tırnak içinde solcu, koskoca işçi konfederasyonlarının yapmadığı bir işi başarmış oldu "erkek ağırlıklı" bir sendika olan Petrol-İş Sendikası.
Ayrıca tüzük değişikliği ile sendika içinde kadın erkek eşitliğini sağlamak için kadın komisyonlarının kurulmasına kara verildi. Daha önce çeşitli şubelerde kadın komisyonları varmış, ama tüzükle tanımlı değillerdi hiçbiri. Tüzükte tanımlı olmak, sendikanın kadın çalışmaları için ayıracağı bütçenin de garanti altına alınması anlamına gelir.
Petrol-İş kurulacak olan kadın komisyonları 8 yıllık bir sendikalı kadın birikimi üzerinden yapacaklar çalışmaları, dolayısıyla daha önce kurulan komisyonlardan farklı olarak sendikanın kadın politikasını oluşturacaklar. Daha önce daha ziyade aile politikaları yürütmüşler bu komisyonlar.
Üçüncü önemli tüzük maddesi değişikliği ise kadın ve eşitlik alanında yapılacak olan örgütsel çalışmaların ve eğitimlerin merkez yönetimin görevleri arasında yer almasıdır.
Ayrıca Petrol-İş'in 26. Genel Kurulunda kabul edilen kadın eylem planı ile de tüzük değişiklikleri desteklenerek, sendikanın dört yıllık kadın politikası saptandı. Kararların içinde 25 Kasım'da kardeş sendikalarla birlikte başlatılması düşünülen kadına yönelik şiddete son kampanyası vardı. Şu anda Türk-İş içinde mücadeleci sendikaların oluşturduğu Sendikal Güçbirliği Platformunun kadınları olarak kampanya çalışmalarına başlayarak bir dizi eylem kararı aldık...
Kadın kararları arasında yer alan " Petrol-İş Sendikası İşyerinde kadınlara yönelik cinsel tacizle mücadele etmeyi hedefleri arasında görüyor. Ve toplu iş sözleşmelerde İş Kanunu'nun 24 / 2b ve 25/2 c maddelerinin yer almasını teyit ediyor." Paragrafı kadın üyelerin işlerini epey kolaylaştıracağı gibi toplu sözleşmelerin kadın-erkek eşitliğine yönelik nasıl kullanabileceğini dair bir rota da sunacak. Bu karardan sonra yeni oluşturulacak kamu ve özel toplu sözleşme taslakları için, sendikanın Toplu Sözleşme Servisi ile birlikte bir çalışma başlattık. Toplu sözleşmeler toplumsal cinsiyet perspektifi ile gözden geçirerek, kadın çalışanlar lehine bazı değişiklikler yapılacak... Dünya örneklerini ve Çerçeve sözleşmeleri gözden geçiriyoruz...
Bu sürece nasıl geldiniz , öncesinden ne tür çalışmalar yaptınız. Hangi engellerle karşılaştınız, bunları nasıl aştınız. Mesela genel kurulda itiraz edenler oldu mu?
Son genel kuruldaki değişikliklerde elbette Petrol-İş Kadın Dergisi aracılığıyla 8 yıldır sendikada yürüttüğümüz kadın- eşitlik ve toplumsal cinsiyet eğitimlerinin önemli rolü var... Ama Petrol-İş Sendikasının tarihi birikimi de buna elverişli. Kadınlar sendikal mücadele içinde hep yer almışlar Petrol-İş'te sayıları az belki ama aktifler. Petrol-İş sendikasının ilk grevi olan 1964 Berec Grevinde 1000 kişilik fabrikanın 790'ı kadın işçilerden oluşuyormuş. Kadınlar grev sürecinde aktif rol oynayıp, valiliğin arabasına bile saldırmışlar, içeri sokmamışlar arabayı... Ayrıca 1978'lerde Petrol-İş Dergisinde İKD'li kadınlar tarafından yapılan kadın ve toplum adlı bir bölüm yer alıyor- Yani Petrol-İş Sendikası, iki sayfalık kadın köşesi olayını 1970'lerde gerçekleştirmiş- Dolayısıyla sendika kadın çalışmalarına çok uzak değil. Ben geleneğin önemli olduğunu düşünüyorum. Kadın çalışmalarına alışık bir sendikada bu işleri yapmak daha kolay oluyor.
Biz yaptığımız çalışmalarda biraz feminizm kattık işin içine... Bu sendikamızda yeni bir şey... Alışmak zaman aldı biraz elbette. İlk dönemlerde feminen işaretine "haç işareti" kullanıyorsunuz sayfalarda diyen çıktı mesela anlattık. Anlaşıldı sanıyorum. Haber konusunda hala zorlanıyoruz, kadınların katıldıkları eylemler, yaptıkları faaliyetler çok gündeme gelmiyor, biz bulup çıkarıyoruz, fakat şu fabrikada şu kadar kadın üye örgütledik gelin konuşun, diyen şubeler de çıkıyor elbette... O şubeleri çok seviyoruz, çünkü oradaki kadınların deneyimlerini aktarma fırsatı veriyorlar bize bu yalnızca petrol-işli kadınların değil, kadın işçilerin görünürlüğüne yapılan bir katkı, aynı zamanda kadın işçi tarihine de.
Genel Kurulda itiraz eden olmadı... Daha önce başkanlar kuruluna sunulmuştu zaten tüzük maddeleri ve kadın programı ve kabul edilmişti. Petrol-İş geleneği olan bir sendika bu gelenekler genel olarak kadınların aleyhine işler ama bizde öyle olmadı.
Belki biliyorsunuzdur son yıllarda TMMOB da kadın konusunda çalışmalar yoğunlaştı.TMMOB'nin
İlk kadın kurultayını yaptık. 2.si hazırlık aşamasında. TMMOB bir meslek örgütü sendika değil. Sizce TMMOB kadın konusunda nasıl bir yerde ve neler yapılabilir?
Esasında bu konuda dışarıdan biri olarak çok az şey söyleyebilirim. Ama sendikada yürütülen bir çalışma ile meslek örgütünde yürütülen çalışmanın birbirinden çok da farklı olmayacağını düşünüyorum. Üstelik de bu TMMOB'sa. Yönetimde bulunan erkekler pek çok yerde demokrasi, barış, eşitlik vs adına epey laf ediyorlar. Bulundukları örgütlerde kadınların önünü açmadan, kadınların bu örgütlerde yeterli bir biçimde temsil edilebilmesi için gerekli yapıların oluşumuna katkı sunmadan, söylenenlerin samimiyetine inanmadığımızı bilsinler. Eşitlikçi olmanın kadın dostu olmanın somut göstergeleri vardır. Petrol-iş Sendikası kadın çalışmalarına bütçe ayırıyorsa onlar da ayırmalılar mesela. Cinsel tacize, kadına yönelik şiddete, mobinge karşı iseler, bunları tüzük ve programlarına yansıtsınlar. Kadının beyanı erkek ağırlıklı bir sendikada essas alınıyorsa, bir meslek örgütünde de esas alınmalı mesela...
Ama bunların ötesinde kadınların birarada olması, güçlenmesi çok önemli, biz gücümüzü birbirimizden alıyoruz. Sizde olan kadınlar lehine bir gelişme bizi sevindiriyor, bizde olanlar sizi sevindirip güçlendiriyor. Türkiye'de erkek egemenliği güçlü, solda da sağda da bu böyle ama şu anda Batı'dan farklı olarak bizde feminist hareket te çok güçlü ve dinamik. Sendika ve meslek örgütleri gibi geleneksel olarak erkek egemen örgütlerde çalışan kadınlar için bir avantaj oluşturuyor. Yalnızca hareketle doğru bir biçimde ilişkilenmek lazım. TMMOB'li kadın arkadaşlar tabii ki kendileri oluşturacaklar, kendi yapılarını. Biz ancak desteklerimizi iletebiliriz... Petrol-İş Kadın Dergisi olarak yanlarındayız.
Son olarak Kadınlara özellikle TMMOB'li kadınlara neler önerirsiniz?
Önereceğim, kadın talepleri çerçevesinde bir araya gelmeleri. Erkeklerin siyasi ayrımları bizi ayrıştırıyor, onların suni ayrımlarının ötesinde bizi birleştiren ortak ezilme deneyimimiz var. Yolunuz açık olsun ne diyeyim...
Bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz.
|
|
|
|