Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek İstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
TMMOB Genel Kurul Yansımaları

Berivan Öncel
GIDAMO Marmara Şube Kadın Komisyonu Başkanı
Haziran 2010

TMMOB, 27-29 Mayıs tarihleri arasında tüm birimlerinden gelen -çoğunluk erkek- delegeleriyle yeni dönem Yönetim Kurulunu belirlemek üzere 41. Olağan Kurulunu düzenledi ve kadınlara yönelik "41 kere hey maşallah!" detirtecek türden önergeleri, yaklaşımları, kararları ve sonuç bildirgesiyle gündeme gerçekten damgasını vurdu. TMMOB devrimci, demokrat bir meslek örgütü olmakla bugüne kadar hep gurur duydu; kendine göre emekçinin, ezilenin ve halkın yanında politikalar üreterek birliğini inşa etti; Kürt sorununa, bölgesel kalkınma sorunlarına, tarım politikalarına, doğal kaynakların özelleştirilmesine, emeğin sömürülmesi politikalarına karşı toplum sağlığı ve geleceğini esas alan bir duruş geliştirdi ve hassas bir lisan ortaya koydu ancak son geldigimiz bu noktada maalesef gördük ki, TMMOB kadın meselesine bakışıyla tüm çelişkilerini ortaya koymuştur. Sayısız ülkenin kabul ettiği ve desteklediği kadın örgütlülüğünü TMMOB kendi içinde bir ayrımcılık noktası gibi görerek her alanda olan cinsiyet ayrımcılığını görmezden gelmiştir; konuyu asıl muhattabı olan kadınlara bırakmak ve iradelerini tanımak yerine üstünde bir irade kullanarak, o çok anılan"biz bir aileyiz" tanımlamasında adeta aile reisliğini ispatlamıştır.

TMMOB bir ilk olarak, geçtiğimiz sene İstanbul'da 21 - 22 Kasım tarihlerinde Kadın Kurultayı düzenledi, amaç: Mühendis, mimar ve sehir plancisi kadinlarin meslek hayatlarinda yaşadıkları özgül sorunlara ilişkin çözüm önerileri ve politikalarını tartışmak; cinsiyet ayrımcılığı, taciz, mobbing gibi suçlara maruz kalan kadın üyelerine yapı içerisinde sahip çıkmak ve mücadelesine ortak olmaktır. Bu kurultay farklı siyasetlerden gelen kadinlari sorunlari etrafinda birleştiren bir platform olarak bir cok tartişmaya sahne oldu; aramızda cinsiyet ayrımcılığını reddedenler, erkek diliyle konuşan kadın "aktörler", erkeğin dünyasında yer almayı eşitlik zanneden kadınlar, pozitif ayrımcılığı kadınlığın baştan zayıf olduğunu kabullenmek olarak görenler de vardı tabi ama bunlar örneklendirmelerle ve farkındalıkları arttırmaya yönelik konuşmalarla aşılmaya çalışıldı. Kadın iradesiyle bu kurultay sonucu alınan kararlar TMMOB genel kurul güdemine getirildiği vakit asıl kıyamet orada koptu. Öncelikli olan Kadın Kurultayında alınan kararların önerge halinde sunulması ve oylanması talebi, trajik bir biçimde 6 erkek oda başkanının insiyatif kullanarak bu kararlardan beğendiklerini onaylayıp, beğenmediklerini tekrar düzenleyerek kadın iradesine karşı "bunlar kendi başlarına bir şey yapamazlar, erkek editörlüğüne ihtiyaçları vardır" altyazısıyla yeni bir önerge hazırlamaları ve oylamaya sunmalarıyla sekteye uğramıştır. Bu TMMOB'nin, kadının politikadaki yerine nasıl baktığının çok açık bir göstergesidir. Alanlarda siyasi ve kimlik mücadelesi yürüten kadınların, siyaset arenasında iradesi yok sayılarak dışlanması kabul edilemezdir. TMMOB Türkiye'de bir çok parti organında olduğu gibi vitrin kadınlar yaratarak kadın mücadelesine destek veriyoruz imajı vermektedir; mobbing, cinsel taciz, ayrımcılık gibi konuları ana yönetmeliğine sokup, disiplin yönetmeliğine koymaya itiraz etmesiyle oldukça çelişkili bir tutum göstermiştir. Bu tür suçlarla mücadele, genel bir tutumla hukuka havale edilmesi yönünde olmuştur. Oysa ki, TMMOB Türkiye'de her tür hukuksuzluğa karşı kendini bir taraf olarak görmüş, işten çıkarılmalara karşı üyelerini hukuka başvurmaya sevketmek yerine üyeleriyle birlikte mücadelesini sürdürmüştür. İşte tam da bu noktada taciz, ayrımcılık, mobbing gibi suçlarla karşılaşan üyelerine"git hukuka başvur" demesi ikirciliktir. Bazı üyelerin bu önergeye karşı gösterdikleri"TMMOB'de böyle şey olmaz" statükocu ve populist tavırları prestij ve güç kaybına uğrama korkusudur. Bu tür suçlara karşı verilecek cezai kararların kullanılacağı algısı, kadını tehdit olarak gören komplocu zihniyetin erkek yapıyı her türlü garantiye alma talebinin bir göstergesidir.
Bir diğer korkulan mevzu da kadın kotasıdır. Bu TMMOB'nin kendi içinde aşılması en zor noktalarından biridir.

Peki, neden kadın kotası olmalıdır?

Kadınların politikaya katılımlarının ilk adımları Fransız devrimi sırasında, 1791 yılında Olympe de Gouges'in Kadın Hakları Bildirgesi'ni yayınlamasıyla atılmıştır. 1831 ve 1848 devrimleri esnasında da Fransa'daki kadınlar seçme hakkını talep ederken, İngiltere'de de Kadın Hakları için ilk çıkışlar 1832'de gelmiştir. Bunlardan başka İskandinav devletlerinde kadınlar 1880'li yıllarının başlarında politik haklarını ilan etmişlerdir. Buna karşın Orta Avrupa'daki ilk talepler 1900'lü yıllardan sonra, bazı Akdeniz ülkelerinde de Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkmıştır.

Kadın Hakları hareketinin oluşumunu başlatan;
1. Sadece erkeklerin işine yarayan ve kadınları göz ardı eden seçim hakkı düzenlemeleri
2. İngiltere ve Avusturya'da olduğu gibi ayrıcalıklı kadınlar azınlığının sahip olduğu seçme haklarını düzenleyen seçim yasası
3. Sadece vatandaşlık haklarını değil, aynı zamanda da politik hakları elde etmeye çalışan kadın hareketlerinin güçlendirilmesi olmuştur.

Rusya, Avusturya ve Prusya devletlerinin hükmettiği Doğu Avrupa ülkelerinde, bağımsız bir kadın hareketi gelişememiştir. Buralarda, kadın haklarından daha çok bağımsızlık savaşı öncelik kazanmıştır.

Anlatıldığı üzere kadın hareketinin erkek egemen topluma karşı mücadelesi yeni sayılır ve o tarihten bu yana talepler, seçme ve seçilme hakları elde edilse de benzerdir, politik hayatın içinde aktif bir şekilde yer almak, karar mercilerinde bulunmak, fikir üretiminde aktif rol oynamak... Bugün siyasi yapılanmamıza baktığımız zaman nicelik itibariyle kadınların durumu içler acısıdır. Nicelikten önce nitelik arayanlara karşılık söylenebilecek, niteliğin niceliğin arasından çıktığıdır ki; politik alanda gördüğümüz her erkek niteliği yüzünden orada değildir, eğer nicel olarak çoğunluksanız niteliklilerin sayısı doğal olarak nicel azınlığa göre fazladır. Unutulmamalıdır ki, eşitsizler arasında koşul ya da koşullar eşitliğini sağlamak, gerçek eşitliği ya da adaleti getirmez. Öncelik, eşit olmayanı pozitif ayrımcılıkla eşit konuma getirmeye çalışmaktır. Eğer kadınlar da sayıca bir çokluk elde edebilirlerse nitelik oranları da artacaktır.

Kadın mücadelesinde heflenen kadın görünümlü erkeklere dönüşmek değil, kadının kendine ait diliyle toplumda alternatif roller oluşturmak ve egemene karşı zayıf düşürülenlerle ortak, hassas bir dil gelişltirmektir; kadının en doğal hakkı olan anneliği ağırlaştırılmış ekonomik koşullar altında yaşanabilir hale getirmeye çalışmaktır; kültürel kodlanmışlıkların genetik özelliklermiş gibi lanse edildiği günümüzde yeni ve temiz bir dil oluşturmatır. Sonuç olarak daha fazla kadınlıktır, vicdandır, barıştır. İşte TMMOB bugün bu dile ortak çıkma cesaretini gösteremezse, ileride bu dil kendini nicel olarak da dayatacak ve buna direnmiş olmanın yükünü tarihinde taşıyacaktır. Altı ay sonra genel kurul yarım kalan bu konuları tekrar tartışacak ve umarım YK'ya seçilen 3 kadın üyesiyle ile birlikte doğru kararları alacaktır.
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Fri, 25 Jun 2010 16:21:54 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar