|
|
| |
|
Yoksulluk, İnsanlık Onuru ve İnsan Hakları
Ayşen Hadimioğlu, Jeoloji Mühendisi
aysenhadimioglu@gmail.com Ekim 2008
|
Yoksulluk bir ayrımcılık biçimidir ve insan hakkı
ihlalidir. Doğrudan sınıfsal eşitsizliklere işaret etmesinin ötesinde diğer ayrımcılık biçimlerini kesen - etnik, dinsel, mezhepsel, cinsel- bir niteliğe sahiptir. (Örneğin: Romanların ya da Kürtlerin çoğunlukla çok daha alt maddi yaşam pratikleri içerisinde olmaları yahut yoksulluğun çok daha güçlü bir biçimde vurduğu kadınlar, hatta seks işçiliği, cinsel kimlik ve yoksulluk ilişkisi.)
Yoksulluk sadece gelir eksikliği olmayıp; kaynaklara, kapasiteye, güvenliğe ve onurlu bir yaşam sürdürebilmek için ihtiyaç duyulan güce erişimin engellenmesidir.
Evrensel insanlık onuru sadece bütün insan haklarına saygı duyulduğu zaman bir gerçeklik kazanacaktır.
İnsan Hakları ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır.
Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. İnsan hakları evrenseldir. İnsan hakları bölünmezdir.
İnsan Hakları: Medeni Haklar; Siyasal Haklar; Ekonomik Haklar; Sosyal Haklar; Kültürel Haklar olarak sıralanabilir.
Soğuk savaş sırasındaki iki kutuplu dünya bu haklar arasında yapay hiyerarşi oluşturmuştur.
Medeni ve siyasal haklar devletin adil olup olmaması ile değerlendirilirken ekonomik, sosyal ve kültürel haklar olumlu adımlar atıp uzun zaman uğraş gerektiren haklar olarak kabul edilmiştir.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi:
BM genel kurulu tarafından 16 Aralık 1966 tarihinde kabul edilmiş, 3 Ocak 1976 tarihinde yürürlüğe girmiştir.2007 yılı itibariyle 156 devlet tarafından onaylanmıştır. Türkiye 14 Ağustos 2000 yılında imzalamış, Haziran 2003 tarihinde ise onaylamıştır. Yürürlük tarihi 23 Eylül 2003 tür.
Çalışma Hakkı ve Çalışma Koşulları,
Suya Erişim Hakkı,
Yeterli bir yaşam düzeyi sağlayacak barınma hakkı,
Eğitim Hakkı,
Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı,
Kültür, barınma, Sosyal Güvenlik ve Beslenme hakkı
olarak sıralanabilir.
 |

Dövizde "Yoksulluğun yüzü kadındır." yazıyor. |
Barınma, sağlık, su sorunları çerçevesindeki haklar 1982 anayasasının (madde 56 sağlık, madde 57 konut hakkı düzenlenmiş olmakla beraber, madde 65 te devletin sosyal ve ekonomik alanlardaki yükümlülüklerini mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hükme bağlanmıştır. Bu neo liberal hükümle ekonomik demokratik hakların korunması talileştirilmiştir. Piyasacı bir zihniyetle sağlık ticarileştirilmiş, evsizler varoşlardaki barınaklarını terke zorlanarak kentsel dönüşüm projelerine maruz bırakılmış, akarsular satılığa çıkarılmıştır. Oysa su en temel insan hakkıdır.
Hak olan bir şey basit bir meta gibi alınıp satılamaz, dolayısıyla hak olan bir şey piyasa mekanizmasına bırakılamaz ve yurttaşlara devletten her zaman talepte bulunma hakkı verir.
Hep beraber yürüteceğimiz mücadelede hakların bölünemeyeceğini biliyoruz. Bundan doğru devletin belli gerekçelerin arkasına sığınarak bundan kaçamıyacağı için sonuca ulaşabilecektir.
İNSANLIK ONURU
"Kölelik ve ırk ayrımı gibi, yoksulluk da doğal bir şey değildir. Yoksulluğu insanlar yaratmıştır. Ve yine insanların hareketleriyle yok edilebilir ve üstesinden gelinebilir. Yoksulluğun üstesinden gelmek bir hayırseverlik hareketi değil, bir adalet hareketidir. Bu hareket : temel insan hakkının, onurlu ve insanca bir yaşam sürme hakkının korunmasıdır."
Nelson Mandela.
GERÇEKLER:
Son 25 yıl, dünyanın şuana kadar yaşadığı sefaletteki en dramatik azalmayı görmüştür. Fakat hala düzinelerce ülke gitgide fakirleşiyor. Bir milyardan fazla insan hala günlük bir dolardan az gelirle yaşıyor. Her sene 3 milyon insan HIV/AIDS'den ve 11 milyon çocuk beşinci yaş günlerine gelmeden ölüyor. 100 milyonun üzerinde çocuğun ki yarısından fazlası kız olmakla birlikte ilkokul eğitimine erişimi yok.
DEVLETLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Saygı: Hakları ihlal edemez, haklara erişimi engelleyemez, ayrımcılık yapamaz.
Koruma: Üçüncü tarafların (şirketler, bireyler) hakları ihlal etmemesini veya haklara erişimi engellememesini sağlamak.
Kolaylaştırmak (erişimde kolaylık)
Desteklemek: Bilgilendirme ve eşitliğe doğru en korunmasızlara öncelik tanımak.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Hakların hemen uygulanabilir nitelikte olduğu fakat ekonomik, sosyal ve kültürel hakların çoğunun uygulanabilirliğini sağlamanın zor hatta bazı ülkelerde olanaksız olduğu ileri sürülmüştür.
EŞİTSİZLİK
Birçok hakkın gerçekleştirilememesi ya da çok az uygulanabilmesinin nedeni sanıldığı gibi mali kaynakların yetersizliği değil, kaynakların dağılımındaki dengesizliktir.
Örneğin: dünyada herkesin beslenmesine yetecek kadar gıdadan daha fazlası var. Dolayısıyla yaygın açlık ve beslenme bozukluğu yeterli miktarda yiyecek olmadığından değil, fakat gıdaların dağılımıyla ilgili siyasal kararlardan dolayı vardır. Bu dağıtımda bir eşitsizlik söz konusudur.
İNSANLIK ONURU İÇİN İNSAN HAKLARI
Onurlu bir yaşam sürmek, hiçbir insan hakkı ihlaline maruz kalmama hakkıdır.
Onurlu bir yaşam sürmek, kötü muamele görmeden, işkencesiz, açlık, evsizlik ve hastalık olmadan bir yaşam sürdürmektir. Yoksulluk içinde yaşayan insanlar genelde seslerini duyuramamakta ve hayatlarına yön veren kararların dışında tutulmaktadırlar.
Yoksulluğun yok edilmesinin hayırseverlik hareketi olmadığının, fakat adalet hareketi olduğunu kabul etmiştir.
İnsan haklarının evrenselliğini ve bölünmezliğini ilke edinerek bunu kabul edilen insan hakları yükümlülüklerine kök salmış bir gerçekliğe dönüştürmek ve bu hakların kanunlar tarafından korunur hale gelmesini sağlamak insan hakları savunucularının hedefleri arasındadır.
Kadınların gelişmelerinin önünü kesen çocuk yaştaki evlendirmeler, bebek ölümlerinin anne üzerindeki travması; gelişmesi, eğitimi engellenen kız ve oğlanların ucuz iş gücü olarak kullanımı, organ nakli- kadın ticareti- fuhuş karşısındaki korunmasızlığı, göçün kadın ve kız çocukları için acımasızlığı, açlık sınırında kıt kanaat yaşamaya çalışanların yoksulluğu, hepsi hepsi insan hakları evrensel beyannamesi bağlamında hak ihlalinin öznesidir.
KAYNAKLAR
[1] Burcu Turkay Uluslararası Af Örgütü Türkiye İnsan Onuru Kampanya notlari
[2] www.amnesty.org.tr
[3] www.60.org.tr
Bültendeki diğer yazılar
Kadınların Gündemi (Ekim 2008)
24 Ekim 1975: İzlandalı Kadınlar Bir Günlük Eylemde,
Suzan Bayhan
Yoksulluk, İnsan Onuru ve İnsan Hakları,
Ayşen Hadimioğlu
Bedeninizi Sevin!,
Özdeş Bodur
Sevgili Arkadaşım Vildan, Gülru Yıldız
|
|
|
|