Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek İstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Katılımcı Kadınlardan Kurultay İzlenimleri
Aralık 2009

TMMOB Kadın Kurultayı yaklaşık 300 kadının katılımı ile gerçekleştirildi. İki günlük kurultay, kurultay öncesi yapılan bölgesel çalıştaylarda olduğu gibi "Mühendislik, Mimarlık ve Şehir Planlama Eğitiminde Cinsiyetçilik", "Cinsiyetçi İş Bölümü ve İşyeri Pratikleri", "TMMOB'de Kadın Örgütlenmesi", "Kapitalist Kriz ve Kadınlar" ana başlıkları altında eğitimde, iş yaşamında, TMMOB içinde kadın mühendislere ilişkin pek çok konu tartışıldı. TMMOB üyelerinin yaklaşık %18'ini oluşturan kadın üyelerin ilk kez bir araya geldiği bu kurultay TMMOB kadın politikasının oluşturulması için ilk adımı oluşturuyor. Kurultay katılımcısı arkadaşların değerlendirmelerini aşağıda bulabilirsiniz. Kurultay sonuç bildirgesine önümüzdeki günlerde kurultay sayfasını takip ederek ulaşabilirsiniz.

Kurultay fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.
 
Selma Eroğlu, Makina Mühendisi İlk kurultay olması bakımından önemli, ancak yaşanılanlar açısından da bir o kadar düşündürücü bir kurultaydı. Kadınları yaşanılan eşitsizlikler konusunda önceden bilinçlendirmenin daha faydalı olacağı ortaya çıktı diye düşünüyorum. Hazırlanan karar önergelerine ve gerekçelerine baktığımda çok titizlikle hazırlanmış bir çalışma olmuş, ekleyecek hemen hiçbir şey bulamadım derken, içerde yaşanan kaos gerilmeme neden oldu. Neyse ki kurultay sonunda alınan kararlarla biraz ferahladım. Özellikle bazı hemcinslerimizin "kadınlara yönelik eşitsizlik yok", "bunları dillendirirsek olur, siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?" gibilerinden söylemlerini dinlerken kulaklarıma inanamadım. Hiç mi gazete takip etmiyorlar, hiç mi bu duruma şahit olmadılar demekten kendimi alamadım. Sanırım önümüzde kadın mücadelesi açısından zorlu bir dönem var. Bizlerin bundan sonraki hedefinin ikinci kurultay yapmak yerine, sempozyum, kongre gibi etkinliklerle kadınları bilinçlendirmek, bir sonraki kurultayda daha sağlam adımlar atılmasını sağlamak olmalı. Emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum.

Behice Çağlar, Makina Mühendisi TMMOB tarihinde ilk kez düzenlenen Kadın Kurultayı bir ilk olarak amacına ulaşırken, toplumda ve örgütte var olan tüm çelişkilerin yansımasıyla son derece öğretici bir süreç olarak yaşandı. Bundan sonraki çalışmalar için içerdiği ip uçlarını doğru okuyarak ilerleyebileceğimize, bunun da zamanla olacağına inanıyorum. Ama şimdiden kazanımlarımızdan söz edebiliriz. Her biri ülkenin bir köşesinden, aynı örgütün üyesi olsalar bile, birbirinden çok az haberdar olan yada hiç olamayan kadınlar olarak birbirimize dokunma olanağını yakaladık. Kurultay parça parça olan çabaların birleştirilmesi için bir dönüm noktası oldu. Aynı zamanda bu sürecin verdiği ivmeyle yeni katılımlar da oldu. Bu dönemde kadın komisyonlarının sayısındaki artışı gördük. Kurultayda kabul ettiğimiz karar taslakları şimdiden kadın birimlerinin önüne kapsamlı bir çalışma programı koyabilecek nitelikte. Bunların hayata geçmesi ise ancak hepimizin örgütlü kollektif çabası ile olanaklı.

Yeni liberal politikalar, tüm toplum gibi bizim örgütümüzü de etkiledi. Tabanına güvenmeyen yönetim anlayışlarının, örgütlenmeyi geliştirme, yayma ve bütünü kucaklama perspektiflerinin olmayışı, daralma, sıkışma ve çoğunlukla ilgisizliğe neden olabiliyor. Ancak bu sıkışıklığı aşarak, gönülle ve sabırla bir şeyler yapmak mümkün. Kurultay sürecinin bu gerçeği bize bir kez daha gösterdiğini düşünüyorum. Kadın Mühendisler Grubunda aldığımız kararla, iki sene önce MMO İstanbul Şube Genel Kurulu'na katılan 22 kadın olarak verdiğimiz kadın kurultayı önergesinin oy birliği ile kabul edildiğini ancak merkez genel kurulundan geçemediğini not düşmek isterim. Ayrıca, MMO da kurultayla ilgili temsili görevlendirmenin, yalnız tek ilden İstanbul'dan teknik görevli olarak ve 22 kadın imzacı ve mevcut kadın komisyonu bilgisi dışında yapılması katılımın ve çalışmaların önünde eşik oluşturdu. Kurultayda kabul edilen karar taslaklarıyla, önümüzdeki dönemde kadın çalışmalarının bu tip tıkanıklıkları aşacağını umut ediyorum. Başta İstanbul EMO olmak üzere, Kadın Kurultayının gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve çalıştay kurultay sürecinde paylaşım yaşadığım herkese teşekkür ederim.

Özdeş Bodur, Gıda Mühendisi Ben şahsen Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlama Eğitiminde Cinsiyetçilik başlıklı ilk oturumun pürüzsüz geçmesini bekliyordum. Zira kitapçıkta bu başlık altında yer alan karar önergelerinde karşı çıkacak hiçbir yön bulamadığım gibi, fazla tam olmuş, aklıma ekleyecek, ek önerge olarak sunacak birşey gelmiyor diye hayıflanıyordum. Ancak daha önerge taslaklarına gelmeden serbest görüşme olsun/olmasın tartışması çıktı. Divan serbest görüşmeye izin verince, Kurultay kısa bir süre için foruma döndü. Bölge çalıştaylarına katıl(a)mamış, kendi odalarında/bölgelerinde kadın komisyonu olmayan, varsa da çalışmalarına daha önce katıl(a)mamış arkadaşların söyleyecekleri vardı ve karar önergelerini oylayarak başlamak onlara apar topar geliyordu. Sanırım yaşadıkları sorunları paylaşmaya fırsat bulamadan karar taslaklarını oylamayı dayatma gibi algıladılar. Ve bence birazdan da bu yüzden tekrarlar içeren, mevcut önergelerden pek de farklı olmayan çok fazla önerge verildi. Bir tartışma sürecine en başından katılmayınca böyle olması doğal aslında. Kıssadan hisse, kurultaylar öncesinde düzenlenen çalıştaylara da mutlaka katılmak, kurultay e-gruplarını ana gündemlerin tartışılması için kurultay öncesinde de kullanmak gerekiyor. Yoksa katılımcıların bir kısmı için önergeler -onaylasınlar/onaylamasalar- tanıdık olduğu halde, kimileri belki de dile getirilen talebi orada ilk kez duymuş oluyor.

Kurultay divanında, komisyonlarında ve delegasyonunda, yani salonda yer alan arkadaşların, kısacası hemen hepimizin bu işlerdeki acemiliği gayet aşikardı. Bu nedenle özellikle ilk gün usule ilişkin olarak yaşanan kargaşa bu kurultayı kadın kadına yapmamızın ne kadar doğru olduğunu da göstermiş oldu. Açıkçası bir ara hiçbir karar çıkartamayacağız sandım. Neyse biraz zamana mal olsa da hızlı öğrendik diye düşünüyorum. Tabi bu acemilik biraz da diğer kurultaylardan daha farklı, daha katılımcı, daha demokratik, hiyerarşisiz bir kurultay gerçekleştirme derdinden kaynaklanıyordu. Yani "başka türlü birşey bizim istediğimiz" diyorduk ama o başka türlü şeyi tanımlayıp uygulamak o kadar kolay olmuyormuş! Kurultay katılımcıları arasında "biz kadın mühendis/mimar/şehir plancı olarak hiç ayrımcılık görmedik, burada cinsiyetler üzerinden konuşmayalım" diyen arkadaşlar vardı! Açıkçası bu arkadaşlar beni çok kızdırdı. Toplumsal cinsiyet körlüklerinin derecesine inanamadım. Keşke pazar sabahı birkaç Hürriyet Gazetesi alıp yalnız erkek meslektaşlarına açık iş ilanlarını fosforlayarak kendilerine verseydim diyorum şimdi. Hadi kendiniz farkında değilsiniz, o zaman farkında ve rahatsız olanlara, bırakın bunları konuşmayın, hepimiz insanız, mesleğimizi konuşalım telkininde bulunmak da neyin nesidir? Kendilerine bu misyonu biçmiş arkadaşların (neyseki birkaç kişiydi) önergeler hakkında konuşacakmış gibi söz alıp kurultayın 2.günü öğleden sonra bile bu minvalde konuşmalarını saygısızlık olarak algıladım ben. Cinsiyet ayrımcılığı konuşmayacaksak neden kadın mühendisler olarak toplanalım, örneğin GDO'lu gıdaları neden erkek meslektaşlarımızdan ayrı konuşalım ki?

Son olarak: %35 kota önergesinin Oda seçimlerinin hemen öncesinde Kadın Kurultayı tarafından onaylanmasının, henüz Genel Kurul'da kabul edilmemiş olsa da, önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Eminim yönetmeliklere girmeden de yönetim kurullarındaki kadın sayısını yükseltmeyi hedefleyen odalar çıkacaktır.

Ayşen Hadimioğlu Jeoloji Mühendisi
 Mühendis kadınlar isteyebilir ki?!

TMMOB üyesi kadınların bu sivil örgütlerinde temsil edilmeyişi üzerine harekete geçmelerinin tarihi hayli eskiye dayanır.
1969 arazi elbisesi, 1975 Kreş, 1980 bekar kadın müh. ve tüm kadın elemanlara lojman, şantiyede insanca yaşam standardı, avansların ödenmesinde düzen ve takibi ve taşeron ihalelerde kadınların etkisinin dikkate alınması vs. hep tmmob yi de içkin kazanımlardı.
1980 öncesinde vasileri tarafından yönlendirilmeyi, aidiyeti ve bacı olmayı içine sindirebilen ilerici ve aydın kadınlar daha sonra gözden de gönülden de kendilerini ihraç etmişlerdir.
Akılda kalan sol sekter kuramlarla değerlendirmeye alınmayan:Duygu Asena, Erendiz Atasü ve Latife tekin'de feminizmi okurlarına dölleyerek sahiciliklerini göstermişlerdir.
Ve eski yıllardan aklımızda kalan Oya Baydar ekininin de solun birleşmesi- eleştirilmesinde etkin bir kadın sözü söylediği- eylediği görülmemiştir.
TMMOB üyesi kadınların özellikle 1974 affından çıkan, TMMOB'nin yapısını değişime uğratan ilericilerden etkilenmesi gözle görünmüş, sendikacılıkta etkin DİSK ve Kürt realitesinin tartışılması aşamalarında yer almışlardır.
Meslek odasındaki üyelerin hakkının, kazanımlarının, ülke içindeki sömürgeciliğe varan uygulamaların anlaşılmasında, yapılan engellemelerin talan ekonomisi ile bağlantılandırılmasında, bununla mücadelenin verili hakları kullanmak ve talep edileceklerin sonuçlarını gözardı etmeden tasarlanmasında TMMOB örgütlenmesinin önemi yadsınamaz.
Adeta paranın para kazanması- rantın palazlanması yanı sıra buna dair uyarlanma da TMMOB'de birlikte; nerede ise biri diğerinden habersiz ustaca yürütülmüştür.
Giderek 199'LERİN SONLARINDA, başta kadın üyeler kendilerinin ıraksandığını, bunda cinsiyetçi bir tespite ilaveten haksız ve halkların aleyhine rantın tasarlanmasına tepkili olduklarını ifadeye başlamışlardır.
Protesto edilen belli başlı konuların müsebbibi olan toplumsal mühendislik, baraj projeleri ve de iskana kapatılan- sonra açılan arazilerin ön etütlerinde görmezden geldikleri hususları : sonradan muhalif olma sebebi olarak kullandıklarını ve kadın üyelerin daha çok bu muhalif basın açıklamaları- direniş vs de hatırlandığını fark etmeleri eşzamanlıdır.
TMMOB'de bunu keşfederek hiç kadın üye ile yoluna devam etmeyi uygun bulmuştur.
Dünyada ve Türkiye'de gelişen kadın hareketi, AB'ye girişle fonlanan projelerin cazibesi, feminizmin akademide kadın hakları ana bilim dalı veya hükümetlerin statüsel müdürlüklerinde ele alınışıyla muhakkak kadın olmalı tarzına evrilmiştir.
İlk kadın kahramanlar- bilimdeki kadın isimleri zaman zaman : bu ilklerin ya etnik kökenleri, ya starı oldukları projelerin vahşetiyle, savaşkanlıkları ille de kadın olması nirengisini kendi içinde sorgulatmıştır.
Toplumsal cinsiyetin ve yönetimlerin en ceberrut uygulamalarının yumuşacık bir dille hatta kadın elleriyle ya da pembelere bürünerek yapılıyor olması, kota yöntemlerinin asimilasyondaki içine alarak etkisizleştirmedeki başarısı, akademinin bir dikkat çekmesi ile değil: ilklerin yansıttığı gerçeklikler olarak önümüze dökülmüştür.

Muhaliflik de içine girdiği şeye benzemiş olsa gerek.

TMMOB üyesi kadınlar da sebep sonuç ilişkisiyle entegrale vurarak alt ve üst sınırı: bunun dışındaki olan biteni daha net görebilmiştir.

Kürsülerin, delegeliklerin, kurul ve karar organında kendilerine yer verilmeyişinin talan ekonomisinin yapı taşı mühendislikle ilintisini; görünmeyen emeğin mühendislik şartnamelerine yansıyışını, propaganda külliyatının neşet ettiği mantaliteyi hissetmiş, farketmiş ve ifadeye kalkmıştır.

Susturulmanın bu bünyedeki mekanizmalarının kadının sömürülmesiyle işçinin ve yoksulların sömürülmesinin tasarlanmasıyla onların vesayetinin tek elden yürütülmesindeki aynılığını kavramıştır.

KADINLAR TMMOB'den öncelikle üyelik haklarını istemektedir.Bu hak darbecinin sunduğu haktı bu seviyenin altında olmak sorunun esası.

İkinci olarak ülke gerçeklerine, toplumsal mühendislik projelerine, tarihi eserlerin baraj suları altında kalmasına, binaların depremde insanları preslemesine, yoksulların evlerinin en kötü şartlarla tasdikli projelere dönüştürülmesine, içinde oturacakların özelliğine, farklı şeyleri sevmelerine hiç önem vermeden, avan-ön proje denilen esasa hiç riayet etmeden yapılan bina yükseltilerine sorgulayıcı yaklaşmaktadır. Ve TMMOB nezdinde izin vermemek- müdahale etmek istemektedir.

Baraj suları altında kalacak coğrafi kotu ezbere bile bile baraj projesi yapan mühendislik vizyonunun- meslek odası misyonunun sonrasında da tarih yok ediliyor vaveylasının abesliğinden arınmak istemektedir.

Uygulamanın yaptırımcısı TMMOB Odalarıyla şubeleri iken, muhalif solun her biri de yönetsel kurullarda yer almakta; bu talan projeleriyle arasında çok bir mesafe varmış gibi icraatlara muhalif olmaktadır.

Bu yaşama karşı acayip pozisyon kadınları ? insanları rahatsız ediyor. Kaçındıkça- çekildikçe : statüsel kadın var etme analizlerine karşılık gelebilecek semptomlar ise kadın dayanışması ile aşılacak gibi durmuyor.

Sorunlar ortada iken, darbe anayasası kadar bile eşitlikçi olamayan; hem muhalefeti hem de kendini yıpratan sistemi dolayımlı haklı çıkaran en okumuş yazmış- en emek ve yetki verilen kadınları olarak buna isyan edilmesi: Kadın Kurultayı boyutunu çok aşmaktaydı.

Ve çalışmayan kadın çalışma gurupları ihdas edilip morfinlenmiş ağrımayan dişlerle 2 yıl daha idare edildi. Anlaşıldı Ki En Ağrısız Dişler Yönetsel Ağızlarda Yerleşmiş.

Kadın kurultayındaki tüm kadın üyelerin en az %35 kota talebi, muhalif siyasetlere tahsis edilmiş olan %100 kotadan %35 bir dilimin haklı talebinden ibarettir.

Kalan %65'lik siyasi koltuklar varsın siyasetlerin kadın üyelerine tahsis edilsin. Akademinin kadın olsun da ilk hedefimiz olsun: adımlamasını siyasetlerden doğru test edebilelim. Ve o kadınların kendi siyasetlerini ne kadar TMMOB üyesi kadınların bu bilinç düzeyine- farkındalığına ve gerçekten talana karşı duruşları seviyesine çıkarabileceklerini izleyelim.
Kadın dayanışması sokakları ele geçirmek kadar sokakları ne için, ne istemek için kullandığımızla: hangi projeleri imzalayıp- canına okuduğumuz tarihi eserlerin ayağa kaldırdığı sahiplerinin neden ikna edemediğimizle de somutlanmalıdır. Muhalifin yıktırdığı binayı- aynı muhalifin yeni projesiyle kavga ettirmek artık son bulmalı.
Daha ahlaklı olabiliriz.
Doğu ve güneydoğudaki iç savaş 20 yıl sürdü. Ve demokratik bir çözüm içim uğraş veriliyor.
TMMOB üyeleri 34 sene sonra üyelerinin vesayetsiz konuşabileceği bütün üyeler kurultayı yapıyor. Ve taleplerin hepsi yukarda anlattığımız ana fikirlerin karara dönüşmüş taleplerinden ibaret. Sınıfı pekiştiren, yeniden üreten uzmanlığa, yetkin mühendisliğe : yani yattığı yerden para yiyen eskimiş mühendis bürokratlarla- onların istifadesi için yapılan baraj-yol-kanal ihalelerinin mal sahibiymiş gibi kiralık karnelerinin yetkinlik vs diye hortlamasına izin vermeyen-vesayeti reddeden, ülkedeki kirli savaşın yaralarını saran- savaşı durduran ve barışı; ezileni anlayan bir yerden okşayan yönetim anlayışı her üye tarafından tekrarlanıyor. Koskoca mülkiyenin birliğinin binasının; kızılay binası gibi mimarların elinde yıkılıp yumurulmasına isyan ediliyor.

Kadın kurultayı zaten kadın üyenin tekrarlayıp durduğu bütün bunların yeniden kadın üyeler tarafından bildirgeleşmesine-tekrarına vesile oldu.

Bütün üyeler kurultayı (14- 15 kasım.tmmob işsiz ve ücretli mmşpl.), ve 21-22 kasım tmmob kadın (mmşpl) kurultayı sona erdi, sonuç bildirgeleri, 1998 Demokrasi Kurultayının ki gibi el yakıyor. Alınan kararların TMMOB ye bağlı 23 meslek odasının Türkiye'deki bütün illerdeki şubelerinde ve yansımalarıyla yönetimlerine ne kadar etkiyecek göreceğiz.

Her iki kurultayın sonuç bildirgelerinin yazılmasında da TMMOB sahipliğinin bant çözümleriyle baş edemediği bir süreç yaşanıyor.

Yönetimlerden uzak tutulanlarla, yok farz edilerek yok edilmeye çalışılanların kirlenmeyişi ile netleşen: zaten bildiklerimizin tekrarı değil mi.


Bültendeki diğer yazılar

Kurultay Katılımcısı Kadınlardan Kurultay İzlenimleri
Kurultaydan çocuk dünyasına izdüşümler Aliye Yılmaz
Ölümle Ekmeğin Devlet Eliyle Alaşımı: Türkiye'de Maden Ocakları ve "İş Güvensizliği" Esmeray Yoğun
Google Mentor Summit İzlenimleri Pınar Yanardağ
Kot Pantolonlara Özgürlük Büşra Akdoğan
Yeni Yıla Girerken... Suzan Bayhan
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Tue, 29 Dec 2009 21:06:19 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar