Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek İstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Yeni Yıla Girerken...

Suzan Bayhan, Bilgisayar Mühendisi
Aralık 2009

2009 yılına da yine aynı dileklerle girmiştik: Pippa Bacca, Sevim Zarif. Kadın cinayetleri son bulsun, kadınları iki kez mağdur eden sosyal politikalar bitsin, 2009'daki yerel seçimlerin heyecanı ile kadın temsiliyeti artsın, kadınların sözleri artık duyulsun demiştik. Emine Aslan ve DESA işçilerinin işe iade davaları yeni sonuçlanmıştı. İşten ilk çıkarılanlar hep kadınlar, kadınlar ucuz işgücü olmasın demiştik. Münevver Karabulut, Ayşe Yılbaş, ve adını bilmediğimiz yüzlercesini yokeden namus/nefret cinayetleri, taciz-tecavüz ve tüm bunları pornografikleştirerek sunan medya, kadın hakları savunucularına uygulanan devlet şiddeti... Ne yazık ki Batı yakasında değişen bir şey yok! Dilerim 2010 daha yaşanılır bir dünya umudumuzun yükseleceği bir yıl olur. 

Selde ölen 8 kadın işçi...

Küresel kapitalist krizle birlikte ağırlaşan yaşam koşullarında kadınları güvencesiz ve düşük ücretler ile çalışmaya razı olmaya iten koşullar, doğal olmayan bir felaketle sekiz kadın işçinin canını aldı. Dere yataklarının uygunsuz şekilde iskana açılması sonrasında İstanbul'un yoksul halkının yerleştiği İkitelli ve çevresi 9 Eylül'de yoğun yağmur nedeniyle oluşan selden ciddi şekilde zarar gördü. Yaygın medya ise bu esnada, "yağmacılar malları kapışıyor" diye ahlak satmaya çalışıyordu. Pameks Tekstilde çalışan 8 kadın işçi servis taşımacılığına uygun olmayan camsız, tek kapılı bir aracın içinde boğularak hayatını kaybetti. İstanbul'un birkaç saatlik yağmur ile seller altında kalacak altyapı ve şehir planlamasından yoksun bir metropol olması bir yana, "takdir-i ilahi" veya doğal afet şeklinde yapılan yorumlar kabul edilemezdi. Ancak ne yazık ki haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan yargılanan iki işyeri sahibi, davacıların şikayetlerinden vazgeçmeleri sonrasında tahliye edildi. Yine kadın emekçiler can verdikleriyle kaldılar...

Hüseyin Üzmez'i Üzen Kadınlar

2008 yılında Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki bir kadına cinsel istismar ve tecavüz nedeni ile tutuklanmıştı. Hüseyin Üzmez ve onun dava adamı kişiliğine inancı tam olanlar bunun bir komplo olduğunu tekrarlayıp dururken Adli Tıp Kurumu da istismara maruz kalan genç kadının ruh ve beden sağlığının bozulmadığı yönünde rapor vererek Üzmez'i aklamıştı. Ancak karara tepkili olan kadınlar ve pek çok demokratik kitle örgütü, yaptıkları eylemlerle davanın takipçisi oldular, ve kamuoyunun dikkatini uygunsuz verilen rapora yöneltmeyi başardılar. Salıverilen tutuklu, ikinci kez Adli Tıp sağlık raporu (bu kez aklayamamışlardı!) ile 13 yıla mahkum oldu. Dava sürecinde yaşanan bir acayiplik ise, dava başlamadan önce Üzmez'i yumurta ve şemsiye ile protesto eden iki kadının 15 yıl hapis istemiyle yargılanmasıydı. Hüseyin Üzmez'in "Avratlarla mı uğraşacağım" diyerek şikayetini geri almasıyla dava düştü. Ancak biliyoruz ki bu iki dava ne Üzmez'in kadınlarla uğraşmak istememesi ne de affetmesiyle değil bizzat kadınların mücadelesi ile kazanılmış davalardır.

Erkek devlet şiddeti

Bu yıl da, siyasal iktidarca her türlü toplumsal muhalefetin susturulmaya, gayri-meşru olarak gösterilmeye çalışıldığı bir yıldı. 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın resmi tatil ilan edilmesi ancak buna rağmen yine Taksim'i işçilere açmak istemeyen Valiliğin oluşturduğu gerginlik ortamı sonrasında Mayıs sonunda 35 KESKli göz altına alındı. KESK ve Eğitim-Sen Kadın Sekreterlerinin de içlerinde yer aldığı 35 kişi basına göre "PKK" operasyonu kapsamında tutuklanmıştı. KESK sekreterliğinde yapılan aramalarda Amargi gibi feminist yayınlar da suçlamalara delil olarak toplandı. 8 Mart 2008'de de benzer şekilde Ankara'da 8 Mart eylemine katılan kadınlar tutuklanmıştı. Kadınları ev içine mahkum eden erkek devleti, şimdi de örgütlü kadınları susturmaya çalışıyordu. 6 aylık tutukluluktan sonra Kasım ayında mahkemeye çıkarılan KESKli kadınlar tahliye edildiler. Kasım ayında kadınların maruz kaldığı bir diğer şiddet ise Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününde Ankara Kadın Platformu üyesi kadınların yürüyüşüne karşı uygulanan polis şiddetiydi. Aynı gün yurt çapında KESKli kamu emekçilerinin genel greviyle gerilen güvenlik görevlileri kadınların yürüyüşünü barikatıyla engelledi. Saatler süren oturma eylemi ve biber gazlı şiddete rağmen kadınlar basın açıklaması, halay ve türküleriyle kadına yönelik her türlü şiddetle her zaman mücadele edeceklerini ifade ettiler.

Yerel Seçimlerde Feminist Aday

Bu yıl İstanbul, yerel seçimlerde Beyoğlu'nda feministlerin kendi adaylarını çıkarması ile ayrı bir seçim heyecanına ve Türkiye'de bir ilke sahne oldu. BeyOğlu'na Feminist Sözümüz var diyen kadınlar kuşkusuz ki en yaratıcı, en renkli (en güzel vaatler dışında) seçim çalışmasını gerçekleştiren topluluktu. Kadınların sömürülmediği, erkek egemenliğinin olmadığı bir dünyanın ancak feminist ideoloji ve kadın politikacılar ile mümkün olacağını belirten Seçimler için Feminist Kolektif, aslında biz kadınların nasıl bir politikaya ve nasıl politikacılara özlem duyduğumuzu daha açık gösterdi. Politik ahlakın zerresinin kalmadığı (var mıydı hiç bilmiyorum), politikacı erkeklerin ağızlarından dökülen sözlerin mantık süzgecinden geçmediği, meclisin bir erkek kavga meydanı haline geldiği günlerde feminist kadınların sözleri umut vericiydi. Kazananlar tabi ki feministlerdi!

Mühendis Kadınların 2009'u

Kadın Mühendisler açısından düşündüğümdeyse sanırım Kadın Kurultayı bu yılın ve TMMOB tarihinin en önemli gündemiydi. Kurultaya hazırlık amacıyla altı bölgesel çalıştay gerçekleştirilmişti. Yaklaşık 60-80 kadının katılımıyla gerçekleştirilen atölyelerde zamanın elverdiğince konuşulmuş, tartışılmış ve sonuç bildirgeleri hazırlanmıştı. Ve 21-22 Kasım. Bolca sisin olduğu bir Cumartesi günü kurultay açıldı. Kadınlardan oluşan bir divan, kadınlardan oluşan komisyonlar, konuşan kadınlar, soran kadınlar, zaman zaman öfkelenen kadınlar, akşamında oynayan, şarkı söyleyen kadınlar... "Kadınlar Vardır" müziği eşliğinde hazırladığımız Kurultay çağrı videosunun büyük ekranda gösterilmesi ile keyifle başladığımız, kuşkusuz büyük bir emeğin ürünü olan kadın kurultayı, kadınlara hiç bir zaman bırakılmayan koltuklar ve sorumluluklar nedeni ile tecrübesizliğimizle açıldı. Tecrübe etmediğimiz bir şeyi bilmemiz ne mümkün? Böyle böyle öğrenecegiz demek. Alışık olunan erkek usüllerden sıyrılalım derken biraz zaman kaybetsek de sanırım konuşmak isteyen herkesin rahatça söz aldığı bir kurultay oldu. TMMOB'un cinsiyetçi iş ilanları yayınlanmasında aracılık etmesi konusunda başlattığımız imza kampanyası masasının kayıt masası sanılıp herkesin gelmesi ile konuşma fırsatı bulduğumuz kadın arkadaşlarımızdan destekler aldık. İmza kampanyasını desteklemediklerini söyleyen de bir-iki kadın oldu ama "belki başıma hiç gelmediğinden" diye de not düşüp hüsranımızı biraz azalttılar. Kadın Kurultayı, çoktan ortaklaşıldığını sandığım kadın ezilmişliği/kadının görünmeyen emeği/cinsiyet ayrımcılığı -evet mühendis mimar da olsa!- gerçekliğini kabul etmeyen kadınların hala olduğunu hatırlattı. Bu anlamda, kadınların bu konuda bilinçlendirilmesi çalışmalarının gerek odalar, gerekse diğer toplumsal oluşumlar bünyesinde yapılması çok önemli. Kadın kotası, ebeveyn izni, cinsiyet ayrımcılığı takip sekreteryasının önemi gibi konular tartışıldı, pekçoğunda ortaklaşıldı. Şimdi sıra kadın üyelerinin iradesini gösteren bu kararları dikkate alıp görevlerini yapması gereken yöneticilerde. Kadınlar da takipçisi olacak tabi ki.



Bültendeki diğer yazılar

Kurultay Katılımcısı Kadınlardan Kurultay İzlenimleri
Kurultaydan çocuk dünyasına izdüşümler Aliye Yılmaz
Ölümle Ekmeğin Devlet Eliyle Alaşımı: Türkiye'de Maden Ocakları ve "İş Güvensizliği" Esmeray Yoğun
Google Mentor Summit İzlenimleri Pınar Yanardağ
Kot Pantolonlara Özgürlük Büşra Akdoğan
Yeni Yıla Girerken... Suzan Bayhan
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Tue, 29 Dec 2009 21:06:14 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar